29 Ocak 2017 Pazar

Alışveriş Zamanı


Kuru Kahveji Han
Boncuklarla çiçek yapmanın en güzel taraflarından biri de alışverişe Eminönü'ne gitmek...


Binlerce çeşit, renk ve kendine has kokusuyla harmanlaşmış hanlar. Eski İstanbulluların olmazsa olmazıdır Eminönü'ne gitmek. Kuru Kahveci Mehmet Efendi benim mihenk noktamdır. Bulmakta zorlanmaz insan, kahve kokusunu takip etmek yeterlidir. Mutlaka taze çekilmiş kahve alırım. Arkadaşsız da gitmemek lazım bence. Daha önce aldığım boncuklar bitince kankamı aradım, hadi Eminönü'ne gidiyoruz dedim.
Kuru Kahveji Han,  Mehmet Efendinin biraz yukarısında solda. Kullandığım bakır telleri buradan alıyorum. Her rengi var. 0,3 mm, 0,4 mm, 0,6 mm, 0,9 mm kalınlıkta olanlardan seçebilirsiniz. Kilo ile satılıyor. 500 gr. almıştım. Aylardır kullanıyorum. Alışveriş listemde bu nedenle  tel yoktu.


 Boncuk almak için Boncuk Han'a girdim. Rengarenk boncukları seviyorum. Hepsini alıp eve getirmek istiyorum. O kadar çok boncuk çeşidi var ki. Resimde gördükleriniz kum boncukları.
 Bunlar tespih boncukları. Öyle parlaklar ki, insanın gözünü alıyor.
 Ben bu resimde gördüklerinizden alıyorum. 500 gr. lık paketlerde satılıyor.  5 tl. fiyatı. Bu boncukların gelinlik veya abiye işlemelerinde kullanılanları da var, ancak fiyatları daha yüksek. Ama daha parlak ve taneler hep aynı boyda. Eğer gelin buketi yapmak isterseniz bunlardan kullanabilirsiniz.
 Boncuklarımı aldıktan sonra, çiçek bandı aramaya başladım. Sora sora Bağdat bulunur derler ama, çok sormak zorunda kaldım. Nereye sorsam kalmadı dedi. Sonra da başka bir adres verdi. En sonunda Büyük Şişeci Han' da buldum. Çiçek bantlarının da pek çok rengi var. Ben sadece yeşil aldım. Tasarımlarınıza göre farklı renklerde de alabilirsiniz.
Çiçek bandı ararken o kadar hana girdik çıktık ki anlatamam. Takı malzemesi satan dükkanları da gezmeden edemedik. Uğur böceği şeklinde boncuklar, nazar boncukları, altın ve gümüş renkli paralardan da aldım. Ağaç yapımında kullanmayı düşündüm. Hatta nazar boncuklu ağaç yapımına da başladım.

Aslında hava çok soğuktu. Malum ocak ayı. Ama hava kararmaya başlamadan da ayrılamadık oradan. Gezmelere doyamadık. Baharatları ve taze çekilmiş kahveyi de sırt çantalarımıza atmayı ihmal etmedik.

Umarım malzeme alımlarınız için yardımcı olabilmişimdir.


Çiğdem Kaynar

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder